Anasayfa | Kitaplar : Bir Ömrün Hikayesi | Dünden Bugüne Bektaşlı - Rasim ALTINTAŞ   Ben Okuyamam - Müşerref ALTINTAŞ   | info@rasimaltintas.com
 
 
 
 İletişim Bilgileri
 Eposta info@rasimaltintas.com
 

BEN OKUYAMAM

Müşerref ALTINTAŞ

1  ÖNSÖZ
2  BEN OKUYAMAM
3  EVİMİZ
4  BAHÇEMİZ
5  İHSAN AĞABEYİMİN GÜREŞİ
6  İHSAN AĞABEYİMİN ASKERE GİDİŞİ
7  ABLAMIN DÜĞÜNÜ ve İHSAN AĞABEYİMİN ŞEHİD OLUŞU
8  İLKOKULA KAYIT OLUŞUM
9  BABAMIN ÖLÜMÜ
10  ÇOCUK İKEN YANLIŞLIKLA KARAKOLA GÖTÜRÜLÜŞÜM
11  RAMAZAN İLE İLGİLİ BİR ÇOCUKLUK ANIM
12  ÇOCUKLUĞUMDA GÖRDÜĞÜM KÖY AĞASININ EVİNİN YAŞANTISI
13  EMİNE YENGEM İLE BİR ANIMIZ
14  ENİŞTEMLE ABLAMIN ŞAKASI
15  NEŞET AĞABEYİMLERİMİN YANINA GİDİŞİM
16  BEN OKUYAMAM
17  YENGEMİN İLK DOĞUMU
18  ADALET ÜÇÖZ İLE ARKADAŞLIĞIMIZ
19  AYŞE ULUSOY İLE ARKADAŞLIĞIMIZ
20  EVLENMEM
21  AYHAN’IN İLKOKULA KAYDOLUŞU
22  ANNEMİN ÖLÜMÜ
23  ANNEMİN ANLATTIKLARI
24  ANNEMİN SİGARA İÇMESİ
25  ANNEMİN KULLANDIĞI ÖZLÜ SÖZLER
26  RAHMETLİ KAYNANAMIN GÜREŞİ
27  DAYILARIM
28  ALANYADAKİ YAZLIK EVİMİZ
29  KALP AMELİYATI OLUŞUM
30  EŞİMİN AMELİYAT OLUŞU
31  EVLATLARIMIN NİŞANLANMA VE EVLENMELERİ
 
 
< Geri | İleri >
EŞİMİN AMELİYAT OLUŞU

 Eşim kendi kitabında da yazı ama ben de yazıyorum. Çalıştığı yıllarda başlayan kalınbarsak hastalığı 10-15 yıllık tedaviye rağmen ilerledi. En son girdiği kolonoskopide biyopsi alındı. Prof.Dr. Halis Şimşek patoloji tahlil sonucuna bakınca hemen Orhan’ı aramış. Kanser görüldüğünü söylemiş. Rasim’e de bir yazı vermiş, “genel cerrahide Prof.Dr. Erhan beye git, bu yazıyı ver, o da Orhan’ın arkadaşı” demiş. Rasim hemen gitmiş, görüşmüş, yazıyı vermiş. Erhan bey bu yazıyı okuyunca “Orhan nerelerde, çoktandır görüşemiyoruz” demiş. Orhan’ın telefonunu almış ve Hacettepe hastanesine yatırmış. Orhan da İstanbul’dan geldi, gereken hazırlıklar yapıldı, ertesi gün ameliyata karar verildi. Akşam Orhan yanında kaldı. Ayhan beni Bilkent’teki evine götürdü, orada yattık. Sabah erken Ayhan’la ikimiz hastanedeki odasına vardık, gece Orhan biraz sıkıntı çekmiş. 2004 yılının Mart ayı idi. Hemen ameliyathaneye götürdüler, biz de ameliyathanenin kapısına vardık. Orada Orhan, Ayhan, Kayhan, Aslıhan birer öptük, içeriye aldılar. Yakın akrabalar da geldi. Ameliyathanenin salonuna oturduk. Sıra ile ameliyata alınan hastaların isimleri ekranda yazıyordu. Rasim’in adı geçince Orhan, Ayhan hepimizi kafeteryaya götürdü, yedirdi, içirdiler. Oturduk, biraz sohbetten sonra ameliyat bitti diye Orhan’a telefon geldi. Hemen gititk, tam yoğun bakıma götürürlerken yine gördük, herkes dağıldı. Ayhan beni yine evine götürdü, gelinim Rana çalıştığı için dairesinde idi, evde kadını Havva hanım vardı. “Teyze ben amcaya dua ediyorum, iyileşir inşallah, sen yorulmuşsundur “dedi, beni yatırdı, üzerimi örttü, uyumuşum. Bir de Ayhan geldi “anne uyan bakayım, kimler var dedi, kalktım, akşam olmuş, Orhan, Kayhan gelmiş, masayı hazırlıyorlar. Gelinim Rana da mutfakta yemek hazırlıyor, yemekler masaya geldi, tam başladılar, çorbadan birer kaşık aldılar, Orhan’a bir telefon geldi hastada kanama var, tekrar ameliyata alıyoruz demişler. Hepsi birden “aaa!” dediler. Ben mutfağa geçtim, öldü zannnettim, ağlamaya başladım. O sırada Aslına’la Levent geldiler, salona geçerken “anne biz geldik” dediler, içeriye girmişler ki herkes ayakta. Hepsi birden hastaneye gittiler. Rana geldi, “hadi anne salona geçelim, hepsi gittiler, ağlama” dedi. Salona geçtik, oturduk bekledik. Biraz sonra Ayhan aradı, pek birşey yokmuş, bizler de geliyoruz dedi ve geldiler. Yoğun bakımdan acil servise çıkınca artık ben hep refakatçi kaldım. Ameliyattan önceki tedavilerinde de hep refakatçi kalmıştım. Rasim hastalığı süresince pek çok hastanede yattı ve tedavi oldu, bunlardan hatırlayabildiklerim: Hacettepe, Yükses İhtisas, Etlik İhtisas, Gülhane GATA, Lokman Hekim, Orhan ‘ın İstanbuldaki muayenehanesi, Rıdvan Ege hastanesi, Aslıhanlara yakın Çayyolunda klinikler ve en son Kavaklıdere Umut Hastanesi. En son rahatsızlığında yine Kavaklıdere Umut hastanesine kaldırdık, yanında refakatçi olarak kaldım. Biraz tedaviden sonra taburcu olunca kızımın evine geldik, evde bakım yapıyorduk. 2013 yılının Ocak ayının sonuna doğru Hollanda’daki Galip ağabeyimin oğlu Fırat kan kanserinden hastaymış, tedavi oluyormuş, fakat doktorların çabasına rağmen hayatını kaybetmiş. 1963 doğumlu idi, Allah rahmet eylesin. Telefon geldi, köyümüz Bektaşlı’ya cenazesini getiriyorlarmış. Biz de cenazeye katılmak için hazırlandık, Rasim’e durumu anlattık, oğlum Ayhan, yeğenim Yaşar ve ben sabah erkenden yola çıktık. Kızımın evinde çalışan Hafize diye bir kadın vardı, çok iyi bir insandı. “Hafize kızım biz gidiyoruz, akşama döneceğiz, amcana biraz yardımcı ol” dedim. Hafize de “Teyze merak etme, ben amcaya bakarım” dedi. Öğleye yakın rahatsızlanmış, “Müşerref nerede çağırın gelsin” diyormuş. “Hafize “amca onlar köye gittiler” diyormuş, biraz sonra yine aynı şeyi söylüyormuş. Bunun üzerine Hafize hanım Aslıhan’ı aramış, Aslıhan hastaneye götürmüş, bize de telefonla haber verdi. Biz de cenazeden erkence ayrıldık, geldik. Hastaneye gittim, bir iki gün refakatçi kaldım, grip olunca hemşireler beni eve gönderdiler. Kızım beni evde tedavi etti, ilaçlar verdi, iyileştim. Yanında Ayhan kaldı, “Müşerref nerede hemen gelsin diyormuş. Hemşire hanımlar “amca ne yapacaksın Müşerref’i, hastalandı, biz eve gönderdik” demişler. Bunun üzerine “durumu nasıl?” diye sormuş. Ertesi gün yanına gittiğimizde yatağını kaldırmışlardı, kalp grafisi çekmişlerdi, yoğun bakıma kaldırıyorlardı. Gelinim ve Ayhan öptü, yoğun bakıma götürdüler. Yoğun bakımda bir aydan fazla yattıktan sonra 8 Mart 2013’te ruhunu teslim etti. 10 Mart 2013’ te toprağa verdik. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun.

 

 

Rahmetli eşimin vefat ilanı, Hürriyet Gazetesi 10 Mart 2013

 

Rahmetli eşim Rasim Altıntaş

 

 

 

Rahmetli eşimin vefatından sonra teşekkür ilanı. Hürriyet gazetesi, 20 Mart 2013.