Anasayfa | Kitaplar : Bir Ömrün Hikayesi | Dünden Bugüne Bektaşlı - Rasim ALTINTAŞ   Ben Okuyamam - Müşerref ALTINTAŞ   | info@rasimaltintas.com
 
 
 
 İletişim Bilgileri
 Eposta info@rasimaltintas.com
 

DÜNDEN BUGÜNE BEKTAŞLI

Rasim ALTINTAŞ

1  KAPAK
2  YAZARIN ÖZEÇMİŞİ
3  ÖNSÖZ
4  İLİMİZ, İLÇEMİZ,KÖYÜMÜZ
5  BEKTAŞLI KÖYÜMÜZ (BELDEMİZ)
6  KURULUŞU VE TARİHÇESİ
7  KONUMU
8  YAPILAŞMA DURUMU
9  DEMOGRAFİK YAPISI
10  OKULLAŞMA DURUMU
11  SİYASİ EĞİLİMİ
12  YÖNETİMİ
13  EVLERDE YAŞAM KOŞULLARI
14  AYDINLANMA ARAÇLARI
15  İÇME SUYU VE TEMİZLİK
16  KILIK KIYAFET DURUMU
17  ÖRGÜ VE DOKUMA İŞLERİ
18  TARIMSAL ÜRETİM VE EKONOMİK DURUM
19  BUĞDAYDAN ÜRETİLENLER
20  ŞEKER PANCARI VE AYÇİÇEĞİ ÜRETİMİ
21  YEM BİTKİLERİ ÜRETİMİ
22  SEBZE ÜRETİMİ
23  ÜZÜM VE PEKMEZ ÜRETİMİ
24  HAYVANCILIK
25  HAYVANLARIN BAKIMI VE BESLENMESİ
26  HAYVANLARDAN ELDE EDİLEN ÜRÜNLER
27  SÜTTEN ÜRETİLENLER
28  KÖYLÜNÜN ÖDEDİĞİ VERGİLER:
29  YEMEK ÇEŞİTLERİMİZ
30  YEMEK PİŞİRME
31  YEMEK SERVİS ARAÇLARI
32  KIŞLIK ERZAKIN HAZIRLANMASI
33  SOSYAL KURUMLARIMIZ
34  BAYRAMLAR
35  GELENEKLERİMİZ
36  DOĞUM ADETLERİ
37  SÜNNET ADETLERİ
38  ASKER UĞURLAMA
39  CENAZE DEFNETME
40  HALK ARASINDAKİ YANLIŞ İNANIŞLAR
41  SÖZLÜ EDEBİYATIMIZ
42  ATA SÖZLERİ
43  ÇEVREDE SÖYLENEN SÖZLER:
44  DEYİMLER
45  BİLMECELER
46  TEKERLEMELER
47  MANİLER
48  TÜRKÜLER
49  ÇEVRESEL FIKRALAR
50  ÇOCUK OYUNLARI
 
 
< Geri | İleri >
SOSYAL KURUMLARIMIZ

Toplumun bütünlüğünü bozmadan yaşamını sürdürmesinde  aşağıda belirtilen sosyal kurumların önemli yeri vardır. Bu kurumlar etkisini kaybettiğinde toplumda bir dağılma ve gücünü kaybetme belirtileri görülür. Bu açıdan bakıldığında aşağıda açıklanan sosyal kurumlarımızın önemi daha iyi anlaşılır.

 

KÖY ODALARI

            Köy muhtarının (köy kahyasının) ailesinin oturduğu evin dışında kalan, resmi işlerini yürüttüğü, bu işlerle ilgili veya görevli kişileri misafir kabul ettiği odaya muhtar odası anlamına gelen köy odası denir. Muhtarla  ilgili bir işi olan kişiler bu odaya gelip işlerini görüşürler.                                                                                                 Çocukluğumuzda Bektaşlı’da muhtar odasından başka, mahallede ekonomik durumu iyi olan bazı kişilerin, ailesinin oturduğu evin dışında, kapısı sokağa açılan ve komşuların (daha çok yaşlıların )rahatça gelip sohbet ettiği odaları vardı.Aslında bunlar   köy odası  adıyla anılırdı. Hemen her mahallede bir, iki oda bulunurdu. O yıllarda köy kahvesi olmadığı için özellikle kış ayalarında bu odalarda, halkın (özellikle yaşlıların)sohbet ederek günlerini  geçirmeleri, bazı problemlerinin çözümünü tartışmaları için bir ortam oluşturulurdu. Bu odalardan ilk akla gelenler, köyün doğusundan başlamak üzere; Hacı Usta’nın oda, Çakırka’nın oda, Arzı’nın oğlunun oda, Kadir Ağa’nın oda, Tahirka’nın oda, Emin Ağa’nın oda, Ümmetoğlu’nun oda, Temir  Ağa’nın oda ve Ağaların oda  v.s.idi. 

            Zaman zaman yolu  köye düşen yolcular, bu odalarda karşılıksız olarak konuk edilir ve yemeği verilirdi. Hatta yolcunun binek hayvanı da ahıra alınır ve yemi verilirdi. Karşılık olarak Allah rızasından başka bir şey beklenmezdi.       

            Bu odalar sahiplerine itibar kazandırırdı. Bu kişilerin gıyaplarında konuşulurken oda sahibi diye anılırdı. Oda sahipliği Anadolu’nun önemli geleneklerindendi. Ancak, günümüzde köylerde kahvelerin, şehir ve kasabalarda otellerin yaygınlaşması, oda işletmenin külfetine katlananların gitgide azalması ile bu gelenek eski önemini kaybetmektedir.

 

 

 

KÖY KAHVELERİ

 

Köy- şehir ilişkilerinin gelişmesi, meskün yerler arasındaki ulaşımın kolaylaşması ve ekonomik durumun eskiye nazaran gittikçe iyileşmesine bağlı olarak köy odaları eski önemini kaybetmeye başladı. Bunların yerini ticari amaçla açılan (çoğunlukla gençlerin vakit geçirdiği) kahveler aldı. Bu gelişme Bektaşlı’da çok somut olarak görülmektedir. Bunların en çok bilinenleri Elibüyüğün kahve, Hacı Asım’ın kahve, Cinonun kahve, İzzet’in  kahve idi. Kahveler ya işleticinin ya da mülk (bina) sahibinin adı ile anılırdı. Bektaşlı belediye olduktan sonra Belediye kahvesi açıldı ve müşterinin büyük çoğunluğunun oturduğu kahve oldu. Kişilere ait kahvelerin bir kısmı da zamanla önemini kaybederek kapandı.

            Kahveler ticari amaçla açılmış olsalar bile buraya gelenlerin köy veya mahalleleri ile ilgili bazı konulardan haberli olmaları ve karşılıklı görüş alışverişinde bulunarak sosyal ilişkilerin geliştirilmesi bakımından yararları vardır. Ancak, kumar ve benzeri kötü alışkanlıkların yaygınlaşması bakımından da bazı sakıncaları olmaktadır. Bu olumsuz etkilerin oluşmaması için kahveyi işletenlerin kendilerini topluma karşı sorumlu hissetmeleri önemlidir.

            Kadınlar, günümüzde olduğu gibi o zaman da köy odalarına ve kahvelere  gitmezlerdi. Kış günlerinde akşamları komşu kadınlar küçük çocuklarını da yanlarına alarak komşu evlere giderler,sohbet ederler, bazen hikayeler anlatırlar, bazen de günlük sorunlarını tartışarak birlikte vakit geçirirlerdi. Buna oturmaya gitme denirdi. Bazı yaşlı kadınlar evine gelen komşu çocuklarına masal anlatarak onları eğlendirirlerdi.

 

CAMİLER

                                                                                                                                 Camilerimiz büyük, küçük, kadın, erkek herkesin saygı duyduğu, dini görevlerini yerine getirmeleri ile ilgili bilgiler edindikleri ve yetişkin erkeklerin toplu olarak ibadet yaptıkları, beş vakit namazlarını imamın önderliğinde ve kurallarına uygun olarak kıldıkları manevi değeri çok yüksek dini kurumlarımızdır.                                                                       Camiler, buradaki din görevlileri aracılığı ile cemaatin birbirine saygılı davranmaları maddi ve manevi temizliğe önem vermeleri, birbirlerinin hak ve hukukuna riayet etmeleri, kötülüklerden uzak durarak Allah’ın emrine göre yaşamaları  hususunda  halkı bilgilendirmek suretiyle çok önemli görevler yapmaktadır. Özellikle Cuma namazlarından önce verilen vaazlarla halk sık sık bu konularda bilgilendirilmektedir. Bektaşlı’da bulunan üç adet camimiz bu görevlerini aksatmadan sürdürmektedir.

            Köydeki çeşmeler genellikle camilere yakın yerde bulunmakta idi. Namaz kılan insanlar evlerinde apdest alma olanağı veya zamanı bulamamışsa caminin avlusunda veya yakınında bulunan çeşmede abdestini alırlardı. Ancak, günümüzde evlere su bağlanınca meydan çeşmeleri ortadan kalktı. Artık herkes evinde apdest almaktadır.

            Caminin bakımı ve temizliği imamın ve yardımcısı olan müezzinin sorumluluğunda olmakla beraber, bazı hayırsever kişiler kendiliklerinden onlara yardımcı olurlar. Caminin içinde serili ve üzerinde namaz kılınan halı ve kilimler genellikle bağış yolu ile toplanmıştır. Özellikle ölen kişilerin kalan bu tür eşyaları camiye bağışlanır.

            Bektaşlı belediye olmadan önce cami imamı ile müezzinlerin yıllık ücretleri harman zamanında ev başına düşen miktarda buğday olarak ödenirdi.Belediye olduktan sonra devlet tarafından aylık maaş verilmeye başlandı. Bunun dışında kalan elektrik masrafı, temizlik işleri  ve basit onarımlardan doğan masraflar Cami Derneği aracılığı ile  halktan toplanarak karşılanmaktadır.

 

 

 

 

 

 

                                  

 

 

                                        Caminin içi