Anasayfa | Kitaplar : Bir Ömrün Hikayesi | Dünden Bugüne Bektaşlı - Rasim ALTINTAŞ   Ben Okuyamam - Müşerref ALTINTAŞ   | info@rasimaltintas.com
 
 
 
 İletişim Bilgileri
 Eposta info@rasimaltintas.com
 

BEN OKUYAMAM

Müşerref ALTINTAŞ

1  ÖNSÖZ
2  BEN OKUYAMAM
3  EVİMİZ
4  BAHÇEMİZ
5  İHSAN AĞABEYİMİN GÜREŞİ
6  İHSAN AĞABEYİMİN ASKERE GİDİŞİ
7  ABLAMIN DÜĞÜNÜ ve İHSAN AĞABEYİMİN ŞEHİD OLUŞU
8  İLKOKULA KAYIT OLUŞUM
9  BABAMIN ÖLÜMÜ
10  ÇOCUK İKEN YANLIŞLIKLA KARAKOLA GÖTÜRÜLÜŞÜM
11  RAMAZAN İLE İLGİLİ BİR ÇOCUKLUK ANIM
12  ÇOCUKLUĞUMDA GÖRDÜĞÜM KÖY AĞASININ EVİNİN YAŞANTISI
13  EMİNE YENGEM İLE BİR ANIMIZ
14  ENİŞTEMLE ABLAMIN ŞAKASI
15  NEŞET AĞABEYİMLERİMİN YANINA GİDİŞİM
16  BEN OKUYAMAM
17  YENGEMİN İLK DOĞUMU
18  ADALET ÜÇÖZ İLE ARKADAŞLIĞIMIZ
19  AYŞE ULUSOY İLE ARKADAŞLIĞIMIZ
20  EVLENMEM
21  AYHAN’IN İLKOKULA KAYDOLUŞU
22  ANNEMİN ÖLÜMÜ
23  ANNEMİN ANLATTIKLARI
24  ANNEMİN SİGARA İÇMESİ
25  ANNEMİN KULLANDIĞI ÖZLÜ SÖZLER
26  RAHMETLİ KAYNANAMIN GÜREŞİ
27  DAYILARIM
28  ALANYADAKİ YAZLIK EVİMİZ
29  KALP AMELİYATI OLUŞUM
30  EŞİMİN AMELİYAT OLUŞU
31  EVLATLARIMIN NİŞANLANMA VE EVLENMELERİ
 
 
< Geri | İleri >
EVİMİZ

 Evimizin önünden mahalle yolu geçerdi. Yola açılan çatal kapıdan (büyük geniş, çift kapı) avluya girilince biraz ileride tandırlık vardı. Tandırlığın kapısından içeriye girince karşıda tahtadan yapılmış iki gözlü ambar denilen depo vardı. Gözlerden birinde un, diğerinde bulgur olurdu. Gözlerin ön taraflarında sürgülü kapaklar vardı. Bunlar yukarıya itilerek açılırdı. Kapak açılınca bulgur veya un bir kaba akardı. Kapının önünden bir basamak yukarı çıkınca tandır ve duvarda da ocak vardı. Tandırlığın giriş kapısından dışarı çıkılınca, sol tarafta az ilerde ahır kapısı vardı. Ahırın içinde ileride samanlık kapısı vardı. Yoldan tarafta hem ahırın hem de samanlığın camsız açık pencereleri vardı. Ahırın penceresine temek denirdi. Hayvanların dışkıları toplanır, kürekle temekten dışarı atılırdı. Samanlığın deliğinden de içeriye saman doldurulurdu. Yol tarafında da ahırın ikinci bir kapısı vardı. Hayvanlar ahıra bu kapıdan girip çıkarlardı. Avluda evin giriş, kapısının yanında biraz ilerde tavuk kümesi vardı. Kümesin yan tarafından devam eden duvarın sonunda tuturuk, geven, kesmik (iri saman) , tezek ve ayçiçeği sapları gibi yakıt malzemelerini koyduğumuz ikinci tandırlık vardı. Biraz ileride de hindilerin (culuk) kümesi, onun yanında da atıkları dışarı giden helâ bulunuyordu.

Avlunun yan tarafında biraz ileride evin giriş kapısı vardı. Kapıdan mabeyn denen hole geçilirdi. Tam karşıda kiler, kilerin sağında pencereleri bahçeye bakan geniş bir oda mevcuttu.

Avludan çatal kapıdan çıkınca 10–15 metre ileride dedemizden kalma ikinci evimize geçiliyordu. Babam ayrıca bu eve bitişik misafirlerin kullanacağı bir oda yaptırmıştı.

Annem temizliğe önem veren bir kadındı. Bahar gelince bütün yatakları söker, yünlerini çırpar temizlerdi. Ailemizin kullanacağından fazlasını misafir yatağı olarak ayırırdı. Onları büker, iki baştan birer ortadan olmak üzere teğel yapar odadaki yerine koyardı. Misafir geldiği zaman teyeli onun yanında sökerdi. Böylece misafirin yatağın yıkandıktan sonra kullanılmamış olduğunu görmesini sağlardı. Bu yeni odaya misafir olarak çoğu zaman celepçi (Büyük baş hayvan özelliklede öküz satanlar) gelirdi, misafir olmadığında da annemle babam orada kalırlardı.